İçeriğin Kaybı ya da Kurtarıcısı: F-Deseni Tarama Modeli

Yazar: Pınar Kenar
14 Ağustos 2018

Web kullanıcıları, karşılaştıkları yazılı içerikleri farklı modellerde tarama eğilimindedir. Bu tarama modelleri arasında, özellikle gereksiz metinlerden oluşan içerikler söz konusu olduğunda daha çok F-deseni öne çıkar. Site sahibi kişi veya işletme, bu modeli hem kendisi hem de ziyaretçisi için bir avantaja çevirebilir.

Oluşturduğunuz bir içerikte verdiğiniz önemli bilgilerin okuruna tümüyle ulaşması veya gözden kaçması, çoğunlukla kullanıcıların hedefleri ile ilişkilendirilir. Ancak bu durum, işin iç yüzünde ziyaret edilen web sitesinin arayüzü, sayfanın tasarımı ve içeriğin niteliği ile çok daha yakından ilgilidir. Kısacası web sitenizde yayınlanan içeriklerin okunma düzeyi, konu her ne kadar geniş kitlelere hitap ederse etsin, aslında sizin elinizdedir.

İçerikte Bilgi Akışı ve Biçim Fark Yaratıyor!

Bir içeriğin hazırlanma sürecinde izlenen yöntemler genel hatlarıyla benzer olsa da içeriğin bilgi akışı ve biçimi her şeyi değiştirmeye yeter. Neredeyse tüm web kullanıcılarının sıklıkla uyguladığı ve bu nedenle SEO çalışmalarının da odak noktası olan okuma modelleri de işte bu noktada devreye giriyor. 

Web kullanıcıları, karşılaştıkları yazılı içerikleri ister istemez farklı modellerde tarama eğiliminde oluyor. Bu tarama modelleri arasında ise, özellikle uzun metinlerden oluşan içerikler söz konusu olduğunda, daha çok F-deseni (F-shaped pattern) öne çıkıyor.

F-Deseni Okuma Modeli Nedir?

F- Tipi Okuma Modeli Nedir?

Araştırmalara göre ortalama bir web kullanıcısı, uzun bir içerikle karşılaştığında ağırlıklı olarak F-deseni (F-pattern) veya F-tipi okuma modelini uyguluyor. Buna göre içeriğin başlığı, varsa açıklama kısmı ve ilk iki paragraf kullanıcı tarafından soldan sağa eksiksiz ve yatay bir şekilde sabitleme alırken; içeriğin aşağı kısımlarında yatay yönlü sabitleme azalıyor. Kullanıcı, içeriğin devamını ise solda dikey bir hareketle tarayıp sayfayı tamamlamış oluyor. Buna göre içeriğin son kısımlarının okunma yoğunluğu, ilk kısma nazaran daha da azalıyor. Kullanıcı tarafından sergilenen bu davranış ısı haritasına aktarıldığında, içerik alanında “F” harfine benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Bu nedenle söz konusu okuma şekli, SEO literatüründe “F- tipi tarama modeli” adını alıyor.

Bir İçerik Neden F-Tipi Okunur? 

Kullanıcıların web üzerinde yaptığı aramaların birçok nedeni olabileceği gibi ulaşılan içeriklerin de farklı şekillerde okunması için pek çok neden mevcut. Buna göre; bir web sayfasının bütünü veya bir kısmı web için uygun biçimlendirmeye sahip değilse, kullanıcı içeriğin tamamını okumakta çekimser davranıyor.

Kullanıcının sayfadan kısa sürede maksimum verimi almaya çalışması da F-tipi okumanın başlıca nedenleri arasında. Bunun yanı sıra kullanıcının, içeriği okumak istemesine rağmen konu ile yeterince ilgili olmaması veya konunun detaylarına inme bakımından kararsız olması da F-tipi okuma yapmasına neden oluyor.

Kullanıcı Perspektifinden F-Tipi Okuma

F-tipi okumanın kullanıcı temelli nedenleri, bir üstteki ara başlıkta da değinildiği gibi “zaman” ve “ilgi” çerçevesinde gruplandırılabilir. Öyle ki bu iki neden, web üzerindeki tüm kullanıcı davranışlarını da özetler nitelikte. Buna göre kullanıcılar, web üzerinde arama yaparken minimum çaba ile en faydalı bilgiyi alma beklentisinde oluyor. Zaman yönetimi amacını da taşıyan bu yaklaşımın yanı sıra birçok kullanıcı, bir konuyu araştırırken kendilerini eğitme ve uzmanlaşma niyetini taşımıyor. Bu da kullanıcı nezdinde cevap odaklı ve hızlı bir okuma sürecini gerekli kılıyor.

“Okur”dan “Kullanıcı”ya…

Eğitim hayatı başta olmak üzere yaşamın hemen her alanını kapsayan okuma tecrübeleri, kişilerde metinlerdeki bilgilerin genelden özele doğru verildiği düşüncesini geliştirmiştir. Bu, aynı zamanda bilgilerin önemliden daha az önemliye doğru gittiği algısını da uyandırır. Dolayısıyla okur, bir metinde ayırt edici unsurlara veya yönlendirmelere rastlamadığında kendi tecrübelerinden hareketle F-deseni okuma yapar.

F-deseni okumanın temelleri araştırıldığında yazının icadına kadar gidilmesi mümkün. Ancak bu okuma modeli, dijital dünyada somut olarak 2000’li yılların başından itibaren yer edinmeye başladı. Ve yapılan araştırmalar, F-tipi tarama modelinin günümüzde hem masaüstü hem de mobil cihazlarda çok fazla yaygın olduğunu gösteriyor. Bu da UX (kullanıcı deneyimi) bulgularının, teknolojiden çok insan davranışlarıyla açıklanması gerektiğini ve dolayısıyla uzun ömürlü olduğunu kanıtlıyor.

İşletme veya Site Sahibi Perspektifinden F-Tipi Okuma

F-tipi tarama yapıldığında edinilmesi gereken bilgilerin önemli bir kısmının atlanması kaçınılmaz oluyor. Bu da içerikte verilmek istenen bilginin kullanıcıya tümüyle ulaşamaması anlamına geliyor. Aynı zamanda bu durum, kullanıcının sunulan içerik, ürün ve site hakkında yanlış bilgi veya yargı edinmesine de neden oluyor. 

Kullanıcılar yanlış veya eksik bilgi edindiğini fark etmeyeceği için F-deseni tarama modelinin asıl zararı ise site sahibi veya işletmeye oluyor. Çünkü site sahibi, satış hedeflerini veya amaçladığı diğer faydaları tek bir URL üzerinde kurguluyor. Bunun aksine kullanıcıların ise beklentilerini karşılamak için art arda dizili birçok seçeneği oluyor. Kullanıcı, bu seçenekler arasında karşısına en iyisi çıkana dek açtığı tüm sekmelere hızlıca göz atıyor ve beklentisini karşılamayanları eleme yoluna gidiyor. Bu noktada seçilen olmak ise sitenin optimizasyonu doğrultusunda mümkün hale geliyor.

F Deseni Okuma, Avantaja Çevrilebilir Mi?

Bir kullanıcının F-tipi okumayı avantaja çevirmesinin pek mümkün olmadığı söylenebilir. Ancak site sahibi kişi veya işletme, bu modeli hem kendisi hem de ziyaretçisi için bir avantaja çevirebilir. Bunun yolu da F-deseni taramayı F-deseni tasarıma çevirmekten geçiyor. Yani bir İçerik Üreticisi tarafından oluşturulan kapsamlı içerikteki önemli ifadeler blok halinde değil, F şeklinde kurgulanarak verildiğinde hem kullanıcıların okuma eğilimleri hem de sitenin hedefleri aynı anda karşılanmış oluyor.

F- Tipi Okuma Düzeni Yaratmamak için Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İçeriğin giriş kısmında ve özellikle ilk iki paragrafta, konunun en dikkat çekici bilgilerine yer verilmesi gerekir.
  • Bir metnin ana temasını yansıtmak adına başlık ne kadar önemliyse, ara başlıklar da okunabilirlik için o kadar önemlidir. Her 3 paragrafta bir, ara başlık eklediğinizden emin olun.
  • Başlıklar ve alt başlıkların, aranılan bilgiyi karşılaması gerekir. Böylece kullanıcı sayfadaki ilgili kısmın, hangi sorusunu karşıladığını görebilecektir.
  • Her paragraf farklı bir mesaj içermelidir. İçerikte vurgulanmak istenen noktalar, bu sayede kullanıcının dikkatini çekebilir. (Yinelenen paragraflardan uzak durun!)
  • Her paragraf max. 5-6 satır içermelidir.
  •  İçeriğin yoğun bilgi içeren kısımlarında metni blok halinde kurgulamak yerine, madde işaretleri veya numaralandırma yapılmalıdır. Böylece kullanıcının bilgiyi görmesi ve ona hakim olması daha kolay hale gelecektir.
  • Ara başlıkların altında veya istenen diğer noktalarda, ilgili bölümü özetleyen ya da konuya dair merak uyandıran infografik vb. görsel çalışmalar yapılabilir.
  • Tutarlı olmak kaydıyla konuya dair iddialı kelimeler veya cümleler kullanılması da kullanıcının dikkatini içeriğin o kısmına çekmek adına faydalı olacaktır.
  • En önemlisi de içerikten gereksiz veya dolaylı bilgilerin çıkarılmasıdır. Çünkü içeriğin gerektiğinden uzun olması, kullanıcının dikkatinin dağılmasına ve sayfanın özellikle de son kısımlarında dikey yönlü hareket etmesine yol açabilir.
  • Yazının son bölümünde bir kapanış yapmak. Böylece ana mesaj verilerek konu bağlanır.


12 Eylül 1995 tarihinde doğdu. 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. 2 yıl yayıncılık alanında deneyim kazandıktan sonra İçerik Pazarlama alanına yöneldi ve 2019’dan itibaren kariyerine Makevisible’da devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© Makevisible. Tüm hakları saklıdır.
Designed by ordek.co