İçerik Pazarlama Metriklerine Derinlemesine Bakış

Yazar: Pınar Kenar
22 Mayıs 2020

İçerik pazarlama çalışmalarında başarıya ulaşmak, düzenli olarak doğru ölçümler yapmaktan geçiyor. Ancak bu konuda öncelikle sektörünüz ve hedeflerinize uygun olan metrikleri belirlemeniz gerekiyor. Böylece içerik pazarlama çalışmalarınıza çok daha güçlü bir şekilde yön verebilirsiniz.

İçerik pazarlama, markaların özellikle de dijitalleşme çalışmalarında en önemli konu başlıkları arasında yer alıyor. Bunu sağlayan itici güç ise dijital medyadaki içerik dönüşümlerinin geleneksel medyadan farklı olarak ölçülebilir olması. Yapılan ölçümlerden elde edilen sonuçlar, markalar için içerik pazarlamanın ne denli önemli olduğunu her geçen gün daha fazla ortaya koyuyor.

İçerik pazarlamanın başarısını belirleyen tüm ölçütleri dikkate alıyor musunuz?

Birçok marka, içerik pazarlama çalışmalarının etkinliğini ölçmek için “sayfa görüntüleme” ve “paylaşım” gibi yüzeysel metrikleri veya satış ekibinden aldığı geri dönüşleri yeterli buluyor. Evet, bu A noktasından B noktasına varmak için işe yarayabilir, fakat alfabede birçok farklı harf (yani hedef noktası) olduğu da unutulmamalı. Etkili bir içerik pazarlama stratejisi ve nihai başarı için izlenmesi gereken birçok metrik bulunuyor. Tüm bunları ve markanıza sağlayacağı getirileri öğrenmeye hazır mısınız?

Hedefe Göre İlerleme

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki içerik pazarlama metriklerine bir bütün olarak bakmak, sonuca ulaşmayı göründüğünden daha zor algılamanıza neden olabilir. Ancak bunları kullanmaya başladığınızda, işinizin aslında öncekine nazaran ne kadar kolaylaştığını anlayabilirsiniz. Çünkü belirli sorular ve yanıtlarıyla birlikte gelen bu ölçütler, yolculuğunuza mükemmel bir harita ile devam etmenizi sağlar.

Ölçümlenebilen tüm değerlere değil, belirlediğiniz hedeflere uygun olanlara öncelik vermelisiniz.

Her pazarlama çalışmasının, bulunulan sektör özelinde farklı hedefleri vardır. Bu noktada sorulması gereken asıl soru şudur: Yaptığım iş için hangi metrik, yani hangi performans göstergesi önemli? Kısacası marka hedeflerinize en uyumlu metrikleri belirleyerek bunları farklı kategorilere ayırmanız, işinizi kolaylaştırmasının yanı sıra doğru bir strateji oluşturmanıza da yardımcı olur.

İçerik Pazarlamanın Temel Metrikleri

İçerik pazarlama metriklerini, pazarlama hunisinin üst kısmından aşağısına doğru dört temel kategoriye ayırabiliriz:

  • Tüketim metrikleri
  • Paylaşım metrikleri
  • Potansiyel satış metrikleri
  • Satış metrikleri

Diğer Önemli Metrikler

İçerik pazarlama stratejinizi ana hatlarıyla şekillendirmenizi sağlayacak temel metriklerin yanı sıra belirlediğiniz strateji hakkında daha fazla veri elde etmenizi sağlayacak bazı ek metrikler de bulunuyor. Yine dört kategori altında değerlendireceğimiz bu metriklerle daha ayrıntılı ve net bir tablo elde edebilirsiniz:

  • Saklama / elde tutma (abonelik) metrikleri
  • Etkileşim metrikleri
  • Üretim metrikleri
  • Maliyet metrikleri

Metriklere Göre Analiz Modeli

İçerik pazarlama metrikleri, performans ve operasyon olmak üzere iki farklı kategoride değerlendirilebilir. Buna göre;

1. Performans Metrikleri               2. Operasyon Metrikleri

Tüketim                                            Üretim

Elde tutma                                       Maliyet

Paylaşım

Etkileşim

Olası Satış

Satış

Bu metrikleri, ölçümleme için kullanabileceğiniz araç ve sistemlerle birlikte, içerik türlerine göre şu şekilde ele alabiliriz:

1. Performans Metrikleri

1.1.  Tüketim Metrikleri

Tüketim metrikleri, şu sorularınızı yanıtlamaya yardımcı olur:

  • İnsanlar içeriğinizi tüketiyor mu?
  • İçeriğinizi kaç kişi tüketiyor?
  • İçerikleriniz hangi kanallar aracılığıyla tüketiliyor?
  • Kitlenizin tüketim davranışları ve tercihleri neler? (İçerikleriniz ne kadar sık ve derinlemesine tüketiliyor?)

Bu metrikleri içerik türleri bakımından nasıl kullanabileceğinize bir göz atalım:

1.1.1. Site ve Blog İçerikleri

Bir site veya blog için en önemli tüketim metrikleri şunlardır:

  • Page view (sayfa görüntüleme): ziyaretçilerinizin içerik sayfalarınızdan kaçını ve hangisini tükettiğini gösterir.
  • Unique visitor (benzersiz ziyaretçi): Kitlenizin hacmi ve mevcut trafiğin yüzde kaçının sayfayı tekrar ziyaret eden kişilerden oluştuğu konusunda bir fikir edinmenize yardımcı olur.
  • Average time on page (sayfada geçirilen ortalama süre): Kullanıcıların içeriğinizde ne kadar vakit geçirdiği konusunda fikir verir. (Ziyaretçileriniz yayınladığınız içerikleri detaylı bir şekilde okuyor mu, yoksa hızlı tarama yapıp siteden çabucak ayrılıyor mu?)

Bu istatistiklerin her birine, Google Analytics veya benzeri web analiz araçları üzerinden kolaylıkla erişebilirsiniz.

1.1.2. Rapor, e-Kitap ve Benzeri İçerikler

Tüketim metriklerini kullanarak PDF ve benzeri formatlarda indirilebilir kaynaklarınızın tüketimini takip edebilirsiniz. Bunun için söz konusu kaynakların indirme sayılarını takip etmeniz yeterli olacaktır. İçerikleriniz, form doldurmak kaydıyla erişilebilen gated content (geçitli içerik) türünde ise de formların kaç kez tamamlandığını ölçmeniz size aynı sonucu verecektir. Form tamamlamaları hakkında bilgiye ulaşmak için de Marketo, Eloqua (Oracle), Pardot ve Act-On gibi pazarlama otomasyon sistemlerini kullanabilirsiniz.

Bu noktada şunun da unutulmaması gerekir; formun arkasına gizlediğiniz indirilebilir içeriklerin tüketimini, blog ve site için kullanacağınız metriklerle izlemeniz tam olarak mümkün değildir. Ancak form tamamlandıktan sonra teşekkür sayfasını kaç kişinin görüntülediğine veya gönderilen e-postalar üzerinden kaç kişinin bağlantıya tıkladığına bakarak içeriğinize olan ilgiyi ölçümleyebilirsiniz.

Google’da İndekslenmiş Kaynakları Nasıl Takip Edebilirsiniz?
Sunduğunuz içerik PDF formatında olup Google üzerinden ulaşılabilecek şekildeyse, konuya ilişkin arama yapan kişiler, içeriği sayfanıza girmeden de görüntüleyebilir. Bu nedenle söz konusu içerikleri ölçümleyebilmek için çevrim içi hızlı erişim özellikli PDF görüntüleyicileri kullanabilirsiniz. (Örneğin; Zmags) Bu tür içerik yayınlama araçları, indirme sayıları hakkında bilgi edinmenizi sağlar. Ayrıca izleme ısı haritaları oluşturarak içeriklerinizi nasıl optimize edeceğinize dair fikir verir.

1.1.4. Sosyal Medya İçerikleri

Sosyal medya yoğun bir şekilde kullanıldığı için burada yer alan içeriklerin raf ömrü genellikle kısadır. Bununla beraber sosyal platformlar, beğeni ve paylaşım gibi en bilindik ölçümlemeleri hayatımıza dahil etmiştir. Ancak sosyal medya içeriklerini kaç kişinin görüntülediğini net bir şekilde ölçmek günümüzde pek mümkün değildir.Bunun yanı sıra hemen her platform, hesap sahibinin erişim veya gösterim istatistiklerini görüntülemesine olanak tanır. Bu değerler sayesinde ürettiğiniz içeriğin potansiyel olarak kaç kişiye ulaştığını görebilirsiniz.

bit.ly gibi analiz yeteneklerine sahip bağlantı kısaltma araçlarını kullanarak içeriğinize kaç kişinin tıkladığını öğrenebilirsiniz.

1.1.5. E-posta İçerikleri

Analytics izleyicilerini e-postalarınıza ekleyemeyeceğinizden dolayı, e-posta içeriklerinizin tüketimini net bir şekilde izlemeniz olası değildir. Bu nedenle gerçek tüketim verileri yerine açma ve tıklama oranlarını dikkate almanız daha yerinde olacaktır.

Bu iki metriği MailChimp ve Constant Contact gibi e-posta pazarlama otomasyonu platformları ile takip edebilirsiniz. Bunun yanı sıra Eloqua, Marketo, Pardot, Act-On ve benzeri platformlar da bu konuda ölçümleme yapmanıza imkan sağlar.

1.1.6. Feed İçerikleri

Feed, ekranı kaydırarak göz atabileceğiniz bir içerik akışıdır. Feed olarak paylaşılan içerikler, birbiri ardına tekrar eden ve birbirine benzeyen bloklar şeklinde gösterilir. Feed’lerin tüketim istatistiklerine, ön görüntülemeler ve tıklamalar olmak üzere iki şekilde ulaşabilirsiniz.

Bu verileri FeedBurner veya FeedBlitz aracılığıyla görüntülemeniz mümkündür. Ancak feed’lerinizin takibini Analytics aracılığıyla izlediğiniz bir URL üzerinden görüntülemek isterseniz, bu sadece o URL üzerinden feed’inize abone olan kullanıcıların davranışlarını ölçer. Bu durumda Feed’in orijinal URL’ine abonelik sağlayan kullanıcıların davranışları hakkında bilgi alamazsınız.

1.2. Saklama / Elde Tutma (Abonelik) Metrikleri

Abonelik metriği kitlenizin ilgisini ne kadar canlı tutabildiğinizi gösterir. Bu metrik sayesinde şu sorunun yanıtını sayısal göstergeleriyle birlikte almanız mümkündür:

  • İçerik Ajansı ya da uzmanı olarak ürettiğiniz içerikler, kitlenizin dikkatini ilk temas noktasının ötesinde tutmada ne kadar etkili?
  • İçeriklerinizi tüketmek için kaç kişi sitenizi tekrar ziyaret ediyor?
  • Gelecekteki içerik güncellemelerini almak için ne kadar insan abone oluyor?
  • Siteniz, ne sıklıkla tekrar ziyaret ediliyor?

Tüketim ve saklama (abonelik) metriklerini karşılaştırmak, içeriğinizin kitlenizle iletişim kurma ve mevcut ilişkileri ilerletme konusunda ne kadar faydalı olduğunu görmenize yardımcı olur. İçerik türleri bakımından bu metrikleri nasıl kullanabileceğinize bakalım.

1.2.1. Site ve Blog İçerikleri

Google Analytics aracılığıyla şu metrikleri kullanarak ölçümleme yapabilirsiniz:

  • Percentage of returning vs. new visitors (geri gelenlerin yeni ziyaretçilere oranla yüzdesi): Yeni ziyaretçiniz çok iken geri gelen ziyaretçileriniz azsa, sitenizin görünürlüğü iyi olmasına rağmen kullanıcıları elinizde tutamıyorsunuz demektir. Ancak trafiğiniz öncelikli olarak geri gelen ziyaretçilerden oluşuyorsa bu, yeni insanları çekmek için çalışmanız gerektiğini gösterir.
  • Bounce rate (hemen çıkma oranı): Bu veri, geri gelen ziyaretçi oranının aksine elde tutma başarısını ölçmez. Ancak kullanıcının tek bir ziyarette elde tutulma oranını vermesi açısından kayda değerdir. Hemen çıkma oranı yüksekse bu, içeriğinizin beklentileri karşılamadığı anlamına gelir.
  • Number of visits and days since last visit (Son ziyaretten bu yana geçen gün sayısı): Çok yaygın olmayan istatistiklerden biri olsa da sitenizin kullanıcılar tarafından ne sıklıkla takip edildiğini vermesi açısından değerli bilgiler sunar.

1.2.2. Rapor, e-Kitap ve Benzeri İçerikler

İndirilebilir formattaki rapor, e-kitap ve benzeri kaynakların elde tutma oranının izlenebilmesi söz konusu değildir.

1.2.3. Sosyal Medya İçerikleri

Sosyal medya platformlarında ziyaretçiyi elde tutmak, takipçi sayısı demektir. Takipçi sayınıza göre ziyaretçilerinizin kaçını elde tuttuğunuzu ölçümleyebilirsiniz. Takipçi sayınızın azalıp artması ise paylaşımlarınızın hedef kitlenizin ilgisini çekip çekmediği konusunda bilgi almanızı sağlar.

1.2.4. E-posta İçerikleri

Abonelikten veya üyelikten çıkma değerlerini takip ederek e-posta içeriklerinizi ölçümleyebilirsiniz. Aynı şekilde, listenizi büyütüp büyütemeyeceğinizi görmek için de yeni aboneleri izlemeniz gerekir. Kazandığınızdan daha fazla abone kaybediyorsanız, e-postalarınızın sıklığını azaltmanız veya daha ilgi çekici içerikler üretmeniz gerekiyor olabilir.

1.2.5. Feed İçerikleri

Tıpkı e-posta içerikleriniz gibi feed’lerinizin takibini de abonelikleri inceleyerek gerçekleştirebilirsiniz. FeedBurner veya FeedBlitz gibi feed analiz araçları size bu konuda yardımcı olacaktır.

1.3. Paylaşım Metrikleri

Paylaşım metrikleri, şu soruların yanıtını alabilmenizi sağlar:

  • Hangi içerikleriniz paylaşılıyor?
  • İçeriklerinizi kimler paylaşıyor?
  • İçeriklerinizi paylaşan kişiler bunu hangi kanallarda ve ne şekilde yapıyor?
  • İçerikleriniz ne sıklıkla paylaşılıyor?

Şu kesindir ki kullanıcılar, içerikleri yararlı, eğlenceli ve/veya bilgilendirici olduğu için paylaşır. Bu nedenle içerikleriniz paylaşılıyorsa, bu doğru yolda olduğunuz anlamına gelir. Şimdi, farklı içerik türlerinde paylaşımları izlemenin matematiğine bir bakalım:

1.3.1. Site-Blog İçerikleri, e-Kitap gibi Kaynaklar ve Sosyal Medya Paylaşımları

Konu bir içeriğin paylaşımı olduğunda e-postalar ve feed’ler dışındaki tüm içerikler için hemen hemen aynı metrikler geçerlidir. Yani burada bakılması gereken nokta, sosyal medyadır. Tüm sosyal medya platformlarındaki paylaşımları izlemek için SharedCount ve benzeri bir araç kullanabilirsiniz. İçeriğinizin hangi platformda en çok paylaşım aldığını, içeriğinizin türü ve hacminin yanı sıra ele alınış şekli belirler. Buna göre sosyal medya çalışmalarınızda içeriklerinizin en çok paylaşıldığı platformlara ağırlık vererek, kitlenizin ilgisini canlı tutabilir veya yeni kişilere ulaşabilirsiniz. Veya içeriklerinizi, en az paylaşılan platformlar için daha ilgi çekici ve paylaşılabilir parçalar halinde paylaşarak görünürlüğünüzü artırabilirsiniz.

1.3.2. E-posta İçerikleri

Kullanıcılar fayda sağlayıcı e-posta bültenleri aldıklarında genellikle ilgisini çekecek kişilere iletme yolunu seçer. Ve bu gibi paylaşım seçenekleri izlenemez. Yönlendirilen e-postalar, yerel olarak bir e-posta istemcisi aracılığıyla değil, ancak e-postada “başkasına ilet” seçeneği bulunduğunda veya mail içindeki bir bağlantı yoluyla izlenebilir. Kullanıcılar ise genellikle bu yolu kullanmayı tercih etmeyecektir. Bu nedenle e-posta yönlendirmelerinin izlenmesi net sonuçları vermeyecektir.

1.3.3. Feed İçerikleri

Feed’ler genellikle özet akışları içerdiği için kişiler bunları paylaşmak yerine, genellikle bağlantıya tıklayarak orijinal sayfanın URL’ini paylaşır. Bu nedenle paylaşım metrikleri feed’ler için geçerli değildir.

1.4. Etkileşim Metrikleri

Bu metrik, tüketim ve paylaşım metriklerinin kesişimi hakkında şu sorulara yanıt verir:

  • İçeriğiniz tüketicilerde herhangi bir etkileşim isteği uyandırıyor mu?
  • Kullanıcılar içeriğinizle etkileşim için ne tür adımlar atıyor?
  • Kitleniz oluşturduğunuz içeriklere ne sıklıkla etkileşim sağlıyor?

Quick Sprout’un kurucusu Neil Patel’e göre; bir web sitesinin ne kadar trafiği olursa olsun, kullanıcılar yayınlanan içerik sayfalarına etkileşimde bulunmuyorsa ziyaretçileri müşterilere dönüştürmek mümkün değildir. Etkileşim metrikleri, içeriğin kitleleri nasıl etkilediğini göstermesi bakımından dikkate alınmalıdır. Tüketim ve elde tutma metrikleriyle yakından ilişkili olsa da daha farklı bir bakış açısı sunar. Etkileşimleri görebilmek adına daha çok site ve blog özelinde kullanabileceğiniz metrikler şunlardır:

1.4.1. Session Duration (Dwell Time – Kalma Süresi)

Bir ziyaretçinin sitenizde ne kadar kaldığını öğrenmenize yardımcı olan oturum süresi ölçümlemesi, sitenizin durumu hakkında çok önemli ipuçları verir. Time on page (sitede geçirilen zaman) metriğine göre daha farklı sonuçlar veren bu ölçümleme, bir ziyaretçinin arama motoru sonuç sayfasına (SERP) dönmeden önce sayfada geçirdiği gerçek süreyi söyler. Teorik olarak kalma süresi ne kadar uzunsa, ziyaretçi SERP’e dönmeden veya sitede başka bir işlem yapmadan önce içeriğin o kadarını tüketmiştir.

1.4.2. Page Depth (Sayfa Derinliği)

Sayfa derinliği metriği, kalma süresi ile tamamlayıcı bir sonuç vermesi açısından önemlidir. Bu metrik, kitlenizin sitenizde geçirdiği kalma süresi boyunca kaç sayfayı ziyaret ettiğini gösterir. Buna göre kullanıcıların sayfalarınızda geçirdiği vakit çok kısaysa, sitenizle ilgilenen kitleye derinlikli bilgiler sunamıyor olabilirsiniz. Ancak bu metrik sizi kullanıcıların sayfalarınızda geçirdiği uzun sürelerden haberdar ediyorsa, bu ziyaretçilerinize verimli içerikler sunabiliyor olduğunuz anlamına gelir.

1.4.3. Yorumlar ve Sosyal Medya

Web sitesi üzerinde yapılan yorumlar, ziyaretçilerinizin içerik hakkındaki düşüncelerini ölçmek için çok değerlidir. Ancak birçok kullanıcı, yorumları yerinde yapmak yerine sosyal medyaya taşımayı tercih eder. Bu nedenle hem site içi yorumların hem de paylaşım metrikleri üzerinden takip edebileceğiniz sosyal medya yorumlarının bir arada takip edilmesi gerekir. Bu, hedef kitlenize göre nasıl bir konumda olduğunuzu göstermesi açısından oldukça önemlidir.

1.5. Olası Satış Metrikleri

Potansiyel satış metriklerini kullanarak şu sorunun yanıtına ulaşabilirsiniz:

Ürettiğiniz içerikler, potansiyel müşteri edinme ve olası satışları artırma konusunda ne gibi katkılar sağlıyor? (Dönüşüm hunisinin ortasında nasıl bir etki sağlıyor?)

Bu metrik, potansiyel müşterilerinizi belirli içerik parçalarıyla ilişkilendirebilmenizi sağlar. Dönüşüm hunisinin en kritik noktalarından biri olan potansiyel satışları ölçümlemek, içerik pazarlama çalışmalarınızın karşılığını alıp alamadığınız konusunda cevap bulmanıza yardımcı olur.

1.5.1. Campaign Tracking (Kampanya İzleme)

Oluşturduğunuz içerikleri olası satışlarla ilişkilendirmenin en kolay yolu, Salesforce  gibi pazarlama otomasyonu yazılımlarında bir kampanya izleme süreci oluşturmaktır. Örneğin; Salesforce, bu platformda oluşturacağınız bir kampanya izleme doğrusu üzerinde “olası satış”, “kişi” ve “fırsat” olmak üzere üç nokta belirler. Bunun için ilk olarak, her içerik parçası için Salesforce’ta bir kampanya oluşturmanız gerekir.

1.5.2. Campaign Reporting (Kampanya Raporlama)

Kampanya izleme sürecinin ardından elde ettiğiniz sonuçları analiz edebilirsiniz. Bunun için yine Salesforce’un Full Circle Insights hizmeti faydalı olacaktır. Bu sayede şu sorularınızın yanıtlarını bulabilirsiniz:

  • İçerik Ajansları ya da uzmanları tarafından yazılan hangi içerik kaç yeni müşteri adayı getirdi?
  • Hangi içerikler, olası satışları dönüşüm hunisinin daha alt kısımlarına iletebildi?
  • Veritabanında yer alan kaç potansiyel müşteri yayınlanan içeriklere baktı?
  • Pazarlama dönüşüm hunisinin hangi kısımlarında içerik eksiği var?

Görüldüğü üzere kampanya raporlama, satış odaklı içerik üretiminde hangi noktada olduğunuzu belirlemek adına önemli ipuçları verir. Bu sayede ilerleyen süreçteki kampanyalarınızın içerik ve metotlarında değişikliğe gidebilir ya da güçlü yanlarınızı daha da geliştirerek başarılı bir süreç yönetimi sağlayabilirsiniz.

1.6. Satış Metrikleri

Satış metrikleri, pazarlama dönüşüm hunisinin alt kısmına dair şu soruları yanıtlar:

  • İçeriğiniz hangi yollarla gelir sağlıyor?
  • İçeriğinizin, satış öngörüleri planınızda ne gibi etkisi oldu?

İçerik pazarlama, en nihayetinde satışları artırır. Ama bunları nasıl takip edeceğinizi bilmeniz gerekir. Olası satış metriklerinde yer alan kampanya izleme adımlarını doğru bir şekilde gerçekleştirdiğinizde, kampanya ilişkilendirmeleri “fırsat” ögesiyle de örtüşecektir. Satış metriklerini “etkilenen satış fırsatları”, “etkilenen gelir”, “oluşturulan satış fırsatları”, “oluşturulan gelir” ve bunların yüzdeleri şeklinde değerlendirirseniz karşınıza etkili bir tablo çıkacaktır. Bunları şu denklem üzerinden hesaplayabilirsiniz:

2. Operasyon Metrikleri

2.1. Üretim Metrikleri

Üretim metriklerini kullanarak hem ekip hem de bireysel performans hakkında şu sorulara yanıt bulabilirsiniz:

  • Ürettiğiniz içeriklerin paylaşım tarihi, belirlediğiniz takvim ile eş zamanlı ilerliyor mu?
  • İçerik yayınlama sıklığınız ne durumda?
  • Ekibiniz, fikirleri içeriğe dönüştürme konusunda ne kadar zamanda aksiyon alıyor?

Üretim metrikleri, ele aldığımız diğer pazarlama metriklerinden tamamen farklıdır. İçeriğinizin performansını ölçmek yerine, içerik üretiminizin performansını ölçer.  Ölçmeniz durumunda üretim sürecinizi daha iyi görebilmenize yardımcı olabilecek metrikler şunlardır:

2.1.1. İçerik ve Kelime Sayısı

İçerik üretim rakamlarını tutmak, belirli bir süre içinde toplam kaç adet içerik veya kelime yayınladığınızı ölçmenizi sağlar. Bunun yanı sıra tek bir yazar için de bunu kullanabilirsiniz. Böylece yazarınızın performansını ölçme şansınız olur.

2.1.2. İçerik Üretim Süreci ve Yayınlama Tarihleri

İçeriklerinizi yayınlama tarihleriniz arasındaki ortalama gün sayısı ile kullanıcıların son ziyaretinden bu yana geçen zamanı kıyaslamanız çok verimli sonuçlara ulaşmanızı sağlayabilir. Böylece ziyaretçilerinize yeterli sıklıkta taze içerik sunup sunamadığınızı görebilirsiniz. Eğer her ikisi de benzer oranlardaysa bu, sürecin olumlu seyrettiğini gösterir.

2.2. Maliyet Metrikleri

Son olarak, maliyet metrikleri ile şu soruların yanıtlarını bularak içerik pazarlama çalışmalarınızın finansal yönü hakkında bilgi edinebilirsiniz:

  • Genel içerik pazarlama maliyetiniz ne?
  • Yayınlanan bir içerik başına ne kadar maliyet ve kârınız var?

Maliyet metrikleri de tıpkı üretim metrikleri gibi üretimdeki verimliliği ölmenize yardımcı olur. Ancak bunu yatırım getirisi ile karıştırmamakta fayda vardır. Maliyet metrikleri, ölçümlemenin yalnızca yatırım kısmıyla ilgilenir. Buna göre şu verilere ulaşabilirsiniz:

2.2.1. İçerik Başına Üretim Maliyeti

İçerik başına üretim maliyetini hesaplama işlemi, kurum içi ya da freelance yazarlara göre değişkenlik gösterecektir. Freelance yazarlar ile çalışmanız halinde, üretim metrikleri başlığında yer alan içerik ve kelime sayısı hesaplamasını kullanarak net sonuca ulaşabilirsiniz. Öyle ki anlaşma öncesinde bu konuda bir karara varmış olmanız muhtemeldir. Kurum içinde ise bu metrik, daha detaylı analiz gerektirmekle birlikte performans değerlendirme noktasında oldukça aydınlatıcı olacaktır.

2.2.2. İçerik Başına Dağıtım Maliyeti

İçeriği yayınlama ve hedef kitleye ulaştırmanın genelde ücretsiz olduğu düşünülse de işin diğer dinamiklerini de düşünmek gerekir. Çünkü bugünün dijital dünyasında bir içeriğin diğerleri arasından sıyrılması ve daha çok kişiye görünebilmesi, belirli bir tutarı olan çalışmaları da gerekli kılabilir.Yapılan sosyal medya çalışmaları ve yükselen bir trend olan influencer pazarlama yöntemi, bazen içeriğin üretiminden daha fazla maliyet oluşturabilir. Tüm bunlar günün sonunda artan satış olarak geri dönmüyorsa, içeriklerinizin kalitesini yükseltmeniz veya daha farklı ve özgün tanıtım yolları düşünmeniz gerekebilir.

Kazanımlar

Tüm bu metrikler arasında sektörünüze ve hedeflerinize uyanları belirlediğinizde avantajlarınızı, risklerinizi ve fırsatlarınızı daha iyi görmüş olursunuz. Bunun için işe öncelikle hedeflerinize uyan bir hedef tablosu oluşturmakla başlayabilirsiniz. Bu ölçümler sayesinde içerik pazarlama stratejinizdeki adımların sağlıklı yürüyüp yürümediğini çok daha iyi bir şekilde teşhis edebilirsiniz. Bu da size daha başarılı bir süreç yönetimi sağlar.


12 Eylül 1995 tarihinde doğdu. 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. 2 yıl yayıncılık alanında deneyim kazandıktan sonra İçerik Pazarlama alanına yöneldi ve kariyerine Makevisible’da devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir